Uyku Hastalıkları
" Horlama ve Uyku Apne Sendromu
" İnsomni (Uykusuzluk)
" Narkolepsi
" Huzursuz Bacak Sendromu
Horlama
Horlama nedir?
Horlama uykuda daralmış olan üst solunum yolundan solunum esnasında havanın geçerken oluşturduğu türbülans nedeniyle üst solunum yolu dokularının titreşimi ile oluşan sestir.
Horlama bir hastalık mıdır?
Horlama bir hastalıktır. Horlaması olduğu halde uyku apnesi -solunum durması- olmayan kişilerde kalp hastalıkları başta olmak üzere pek çok hastalıkların görülme sıklığı daha fazladır. Horlama aynı zamanda uyku apne sendromunun en önemli bulgularından biridir.
Horlama nasıl tedavi edilir?
Horlama hastaları öncelikle beraberinde uykuda solunum durması (apne) sendromu açısından araştırılmalı ve hasta uyku testinden geçirilmelidir. Hastada uyku apne sendromu saptanmaz ise horlama genellikle KBB uzmanları tarafından uygulanan bazı cerrahi girişimler, radyofrekans gibi yöntemler ve diş hekimleri tarafından uygulanan ağız içi araçlar ile tedavi edilebilmektedir.
Uyku Apnesi (Uykuda Soluk Durması)
Uyku apne sendromu nedir?
Uyku apne sendromu uyku sırasında tekrarlayan üst solunum yolundaki kısmi ve/veya tam tıkanmalar nedeniyle soluk almada kesilmeler ve bu durumun neden olduğu gündüz aşırı uyku isteği gibi klinik sorunlar ile karakterize bir sendromdur.
Uyku apne sendromu hangi sıklıkta görülür?
Uyku apne sendromu dünya genelinde %3 oranında (toplumda diyabet yani şeker hastalığı sıklığı ile eşit) görülmektedir. 50 yaşın üzerinde, fazla kilolu erkeklerde %50 civarında görülmektedir.
Uyku apnesi tedavi edilmezse ne olur?
Uyku apne sendromunun tüm ölümlerin yaklaşık yarısından sorumlu olan kalp-damar hastalıkların gelişiminden sorumlu olduğu düşünülmektedir.
Uyku apne sendromunun olumsuz etkilerini erken dönem ve geç dönem etkiler olarak inceleyebiliriz. Erken dönemde genellikle kalitesiz ve yetersiz uykuya bağlı olarak ortaya çıkan gündüz aşırı uyku ihtiyacı, unutkanlık, dikkatsizlik, sinirlilik, depresyon ve kolay kaza (iş ve araç kazaları) yapma gibi sorunlardır. Dünyada uyku apneliler normal insanlara göre 3-7 kat daha fazla trafik kazası yapmaktadırlar. Geç dönemde ise en önemli olumsuz etkileri damar sistemi üzerinedir. Özellikle kalp ve beyin damarları en çok etkilenen damarlardandır. Uyku apne sendromu kalp krizlerinden %35-65 oranında sorumludur. Uyku apne sendromlu hastaların önemli kısmında hipertansiyon (yüksek tansiyon) gelişir. Uyku apne sendromlu hastalarda gece ve sabah migren atakları görülebilir. Hem erkeklerde hem de kadınlarda cinsel isteksizlik oluşabilir ve erkeklerde iktidarsızlık görülebilir. Kısacası uyku apne sendromu tedavi edilmediği taktirde hemen her organ ve sisteme ait sorunların ortaya çıkmasına neden olabilir.
Uyku apnesi olduğunu nasıl farkedersiniz?
Uyku apnesinin 3 önemli belirtisi horlama, tanıklı apne (hastanın uyurken nefesinin durduğunun veya zorlandığının izlenmesi) ve gündüz aşırı uyku halidir. Hastaların yaşadıkları diğer yakınmalar aşağıdadır:
1. Yeterli süre uyumasına rağmen sabahları zor uyanma. Yorgunluk hissi.
2. Yeterli süre uyumalarına rağmen gün içinde uykulu hissetme.
3. Horlamalarının diğer odalardan bile duyulabilecek kadar şiddetli olması.
4. Gece içinde nefes alamama hissi ile uyanma.
5. Uykuda nefesimin durduğunun izlenmesi.
6. Gece içinde en az bir kez tuvalete gitme ihtiyacının olması.
7. Geceleri baş, boyun veya göğsümde terleme
8. Sabah ağız kuruluğu ile uyanma
9. Sabah baş ağrısı ile uyanma.
10. Toplantılarda, okurken veya TV seyrederken uyuyakalma.
11. Uykululuk nedeniyle eskisi kadar uzun süre araba kullanamama.
12. Gün içinde zaman zaman dayanılmaz uykululuk atakları yaşama.
Uyku apnesi kimlerde sıktır?
Uyku apnesi erkeklerde, şişmanlarda ve yaş ile birlikte daha sık görülmekle birlikte kadınlarda, zayıf kişilerde ve çocuklarda da görülmektedir. Özellikle kısa ve kalın boyunlu kişilerde, alt çenesi daha küçük ve geride olanlarda, bademcikleri büyük, dili büyük olanlarda daha sık görülür. Ayrıca sinüziti ve reflüsü olan hastalarda da apne görülme sıklığı artmıştır.
Kendinizde uyku apnesinden şüpheleniyorsanız ne yapmalısınız?
Kendinizde uyku apne sendromundan şüpheleniyorsanız en kısa zamanda bir uyku merkezine başvurarak bu konuda uzman hekimler tarafından kontrolden geçerek ihtiyaç duyulur ise uyku testinden geçerek uyku apnesi yönünden test olmanız gerekir.
Uyku apnesi nasıl tedavi edilir?
Genel önlemler
Fazla kilosu olan hastaların zayıflaması, sigara kullananların sigarayı bırakmaları, uyumadan en fazla 4 saat önce alkol almayı bırakmaları, uyku verici ve antihistaminik içeren ilaçların kullanımının tekrar gözden geçirilmesi, sırtüstü yatınca hastalığı ortaya çıkan hastalarda sırt üstü yatmanın engellenmesi gibi önlemlerin alınması gerekir. Ancak bu önerilerin alınması genellikle hastalığın iyileşmesi için yeterli olmamakla birlikte tedavinin kolaylaşmasını sağlar.
CPAP (Sürekli pozitif basınçlı hava kaynağı)
CPAP burun ve/veya ağızdan pozitif basınçlı hava vererek üst solunum yolunun kapanmasını engelleme amacıyla kullanılan bir cihazdır. Tüm dünyada milyonlarca uyku apne hastası bu cihazları konforlu bir şekilde kullanmaktadırlar.
CPAP nasıl çalışır?
CPAP sabit basınç üretmeyi amaçlayan bir cihazdır. Cihaz içindeki aparat -tribün- sayesinde pozitif basınç üretir, basınç algılayıcıları sayesinde hortum ve maske içindeki basıncı ölçerek havayolunu açık tutmak için basınçlı hava verir. Bir maske aracılığı ile basınçlı hava hastanın üst solunum yoluna uygulanır.
CPAP'ın yararları nelerdir?
CPAP uyku apne sendromu nedeniyle bozulmuş olan vücut fonksiyonlarının tümünü düzeltir. CPAP ayrıca uyku apne sendromu olmasa bile kalp yetmezliği olan hastalarda kalp yetmezliği tedavisinde kullanılabilmektedir.
CPAP maskelerinin önemi
CPAP maskesi hastalar açısından tedavinin en önemli unsurudur. Çünkü CPAP tedavisinin en önemli sorunu hastaların tedaviyi kabul etmesi ve tedaviyi sürdürmesi konusundadır. CPAP tedavisi ile ilgili en sık karşılaşılan sorun CPAP maskesi ile ilgilidir. İyi seçilmiş ve hastanın rahatlıkla kullandığı bir maske CPAP tedavisinin hasta tarafından kabul edilebilirliğini ve sürdürülebilirliğini artırır.
Cerrahi
Uyku apne sendromu nedeniyle uygulanan cerrahi girişimler çeşitlilik arz etmektedir. Burun cerrahileri, küçük dil ve yumuşak damağa yönelik girişimler, dile yönelik girişimler ve bu bölgelere radyofrekans uygulamaları ilgili kulak burun boğaz hekimleri tarafından uygulanmaktadır.
Ağız içi araç
Ağız içi araç nedir?
Seçilmiş hastalarda horlama ve uyku apnesi tedavisinde kullanılan ve genellikle alt çeneyi veya dili ön tarafta tutmayı amaçlayan aparatlardır. Diş hekimleri tarafından yapılmaktadır.